Peyami Safa ismini kim koydu ?

Erkis

Global Mod
Global Mod
Peyami Safa ismini kim koydu? Küçük bir isim hikâyesinden büyük bir kültür tartışmasına

Peyami Safa denince akla ilk olarak Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Fatih-Harbiye, Yalnızız ya da Cingöz Recai geliyor. Fakat bir süredir bu ismin kendisi daha çok ilgimi çekiyor: “Peyami” adını kim koydu ve neden özellikle bu isim seçildi? İlk bakışta basit bir biyografi ayrıntısı gibi görünse de meseleye biraz yakından bakınca, Osmanlı'nın son dönemindeki edebî çevreleri, aile ilişkilerini, dostluk ağlarını, erkek ve kadınların kültürel rollerini ve hatta bir çocuğun gelecekteki kimliğinin nasıl daha doğmadan sembolik biçimde şekillendirilebildiğini tartışmaya açıyor.

Güvenilir biyografik kaynakların ortaklaştığı cevap oldukça net: Peyami Safa'nın ismini, babası İsmail Safa'nın yakın dostu olan şair Tevfik Fikret koymuştur. TDV İslâm Ansiklopedisi, Atatürk Ansiklopedisi ve Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü gibi kaynaklar bu bilgiyi doğruluyor. Atatürk Ansiklopedisi'nde ayrıca İsmail Safa'nın çocuklarıyla çektirdiği fotoğrafın arkasındaki notun doğum tarihine ilişkin önemli bir belge niteliğinde olduğu belirtiliyor. Atatürk Ansiklopedisi+2İslam Ansiklopedisi+2

Fakat “İsmini Tevfik Fikret koydu” demek, hikâyenin yalnızca ilk cümlesi.

Tevfik Fikret neden Peyami Safa'nın isim babası oldu?

Peyami Safa, 2 Nisan 1899'da İstanbul Gedikpaşa'da doğdu. Babası Servet-i Fünûn çevresinin tanınmış şairlerinden İsmail Safa, annesi ise Server Bedia Hanım'dı. İsmail Safa'nın dönemin edebî ve siyasi çevreleriyle yakın ilişkileri bulunuyordu. Dolayısıyla Peyami'nin dünyaya geldiği aile sıradan bir Osmanlı ailesinden ziyade edebiyat, siyaset ve kültür ilişkilerinin iç içe geçtiği bir çevreydi. İslam Ansiklopedisi+1

Tevfik Fikret de bu çevrenin en önemli isimlerinden biriydi. İsmail Safa ile dostluğu nedeniyle yeni doğan çocuğun isimlendirilmesinde rol alması aslında dönemin sosyal ilişkileri açısından hiç şaşırtıcı değil.

Burada önemli bir ayrıntı var: Bazı biyografik kaynaklarda çocuğa “Osman Peyami” adının verildiği, günlük kullanımda ise “Peyami” adının öne çıktığı aktarılır. Biyografya gibi kaynaklarda da Tevfik Fikret'in aile dostu olarak “Osman Peyami” adını verdiği belirtilmektedir. Biyografya

Dolayısıyla “Peyami Safa ismini kim koydu?” sorusuna en güvenli cevap, isim babasının Tevfik Fikret olduğu şeklindedir.

Bir ismi aile değil, aile çevresi koyabilir mi?

Bugünün dünyasında çocuk ismi çoğunlukla anne ve babanın karar verdiği bir konu olarak düşünülüyor. Ancak tarihsel olarak bu her toplumda aynı şekilde işlememiştir.

Osmanlı toplumunda geniş aile, mahalle, tarikat, okul, edebiyat çevresi veya aile dostları bireyin kimliğinin oluşmasında bugünkünden daha görünür bir rol oynayabiliyordu. Özellikle kültürel sermayesi yüksek ailelerde isim seçimi bazen yalnızca kişisel beğeni değil, sosyal ilişkilerin de bir göstergesiydi.

Peyami Safa örneğinde bunu daha belirgin görüyoruz. Çocuğun adı, babasının yakın dostu ve dönemin önemli şairlerinden biri tarafından veriliyor. Böylece isim, daha çocuk edebî bir kişilik kazanmadan önce onu bir edebiyat çevresine sembolik olarak bağlıyor.

İşin ironik tarafı ise şu: Tevfik Fikret'in isim verdiği çocuk, ilerleyen yıllarda yalnızca babasının değil, bambaşka bir edebî ve fikrî dünyanın temsilcilerinden biri hâline geldi. Peyami Safa kendi romanları, gazeteciliği, polemikleri ve düşünce yazılarıyla bağımsız bir kültürel kimlik oluşturdu. Atatürk Ansiklopedisi+1

Burada okuyucuya şu soruyu sormak ilginç olabilir: Bir insanın adı onun geleceğini gerçekten etkiler mi, yoksa isim yalnızca çevresinin ona yüklediği ilk anlam mıdır?

İsim verme geleneği farklı kültürlerde nasıl değişiyor?

Peyami Safa'nın isim hikâyesini anlamanın en iyi yollarından biri onu başka kültürlerle karşılaştırmak.

Çin kültüründe tarihsel olarak isimlendirme aile, soy, kuşak ve toplumsal düzenle yakından ilişkili olmuştur. Bazı ailelerde aynı kuşağın çocuklarında ortak karakter veya hece kullanılması, bireyin yalnızca “kendisi” olmadığını, bir soy ve kuşak zincirinin parçası olduğunu vurgular.

Japonya'da da isimlerin anlamları ve kullanılan kanjiler büyük önem taşıyabilir. Çocuğun adı, aile beklentileri, doğum zamanı, anlam tercihleri ve estetik kaygılarla ilişkilendirilebilir. Burada isim bireysel kimliğin yanında aile kültürünün de taşıyıcısıdır.

Güney Asya'nın çeşitli toplumlarında ise çocuklara aile büyüklerinin, dinî şahsiyetlerin veya saygı duyulan kişilerin isimlerini verme geleneği oldukça yaygındır. Böyle durumlarda isim, bir tür kültürel hafıza işlevi görür.

İslam dünyasının farklı bölgelerinde de benzer şekilde aile büyüklerinin veya saygın kişilerin adlarının yeni nesillere aktarılması, geçmiş ile gelecek arasında sembolik bir bağ oluşturur.

Avrupa'da ise modernleşme ve bireyselleşmeyle birlikte isim seçiminin aile içindeki çekirdek karara dönüşmesi daha belirgin hâle gelmiştir. Bununla birlikte vaftiz babası, vaftiz annesi, büyükanne ve büyükbaba gibi kişilerin isim üzerindeki sembolik etkisi birçok toplumda uzun süre devam etmiştir.

Bu karşılaştırmalar bize önemli bir şey söylüyor: Çocuk ismi hiçbir kültürde tamamen nötr bir tercih değildir. İsim; aileyi, dini, toplumsal statüyü, tarihsel hafızayı, estetik zevki ve bazen siyasi düşünceleri bile taşıyabilir.

Peyami Safa'nın hikâyesinde erkeklerin ve kadınların rolü nasıl okunabilir?

Burada dikkatli olmak gerekiyor. “Erkekler başarıya, kadınlar ilişkilere önem verir” gibi kesin hükümler bilimsel açıdan fazla basit olur. Toplumdan topluma, sınıftan sınıfa ve dönemden döneme davranışlar ciddi biçimde değişir.

Fakat tarihsel aile yapılarında erkeklerin kamusal başarı, meslek, edebiyat ve entelektüel üretim üzerinden görünürlük kazanması; kadınların ise aile içi ilişkilerin devamlılığı, çocukların yetiştirilmesi ve kültürel aktarımda daha fazla sorumluluk üstlenmesi sık görülen bir toplumsal örüntüdür.

Peyami Safa'nın hayatı bu ayrımı düşünmek için iyi bir örnektir. Tevfik Fikret ve İsmail Safa gibi erkek edebiyatçıların isim hikâyesinde görünür olduklarını görüyoruz. Fakat Peyami'nin çocukluk hayatında annesi Server Bedia Hanım'ın rolü son derece önemlidir. İsmail Safa'nın sürgünde ölmesinden sonra Peyami Safa'nın annesi ve ağabeyi İlhami ile birlikte zor şartlar altında büyüdüğü TDV İslâm Ansiklopedisi tarafından da belirtiliyor. İslam Ansiklopedisi

Dolayısıyla yalnızca “ismini kim koydu?” diye sorarsak Tevfik Fikret'i görürüz; “bu çocuğu kim büyüttü ve hayata hazırladı?” diye sorarsak karşımıza çok daha farklı bir aile hikâyesi çıkar.